Prof. Dr. Ekrem Demirli
Prof. Dr. Ekrem Demirli
İstanbul Üniversitesi

Prof. Dr. Ekrem Demirli

İstanbul Üniversitesi
Bizde İlahiyat Klasik Mirasa Dayanmıyor

Bizde İlahiyat Klasik Mirasa Dayanmıyor

Prof. Dr. Ekrem Demirli Hoca, uzun bir süredir İbnü’l-Arabi üzerine çalışmalar yürütüyordu. Fütûhât-ı Mekkiye ve Fusûsu’l-Hikem gibi oldukça hacimli eserleri tek başına genç yaşta çevirmişti. Çeşitli kurumlarda İbnü’l-Arabi üzerine dersler verdi. Şimdilerde bir grup alanının uzman hocaları ile Klasik Düşünce Okulu’nu kurdular ve lisans öğrencileri ile klasik metinleri okuyorlar. Okuttukları çoğu metin ilgililerin ancak doktora düzeyinde karşılaşabilecekleri kıvamda. Böylelikle talebelerin hayatından 6-7 kazanmayı hedefliyorlar. Kendisi ile bu okulu ve faaliyetlerini konuştuk.

Hocam, Klasik Düşünce Okulu çalışmanız hayırlı olsun. Bu okulun nasıl bir ihtiyaçtan hareketle ortaya çıktığını anlatabilir misiniz?

Klasik Düşünce Okulu ihtiyacı İslam düşüncesine olan ihtiyacımızla aynı gerekçelerle ortaya çıktı. Çağımızda, 150-200 senedir İslam düşüncesine dair akademik araştırmalar yapılıyor. Bu konuda hem Batı’da hem İslam dünyasında çeşitli yayınlar sunuluyor. Fakat hiçbir zaman, bu çalışmalar doğrudan İslam klasikleri üzerine odaklanmadı. Günümüzde Müslüman aydınlar, alimler ya da ilahiyat talebeleri İslam düşüncesinin tarihsel mirası hakkında yeterli bilgiye ve irtibata sahip değil. Bu durum bizim İslam’ın tarihsel tecrübesi hakkında yeterli bir perspektiften yoksun olmamıza yol açıyor. Biz bütün bunları dikkate alarak İslam klasiklerini daha iyi anlamak, İslam klasikleri üzerinde tartışmalar yapmak, bu eserler üzerine yazılar yazmak üzere böyle bir kurum kurmaya karar verdik. Bunu yaparken de özel kabiliyet gerektirecek ya da özel ihtisas gerektirecek Arapça metinler üzerinden değil Türkçe çevirileri üzerinden temel sorunları, temel meseleleri tartışmak üzere bir tercihte bulunduk ve geçtiğimiz sene mart ayında Klasik Düşünce Okulu’nu kurduk.

BİR YILDA 15 KLASİK KİTAP OKUTTUK

Okutulacak eserleri nasıl seçtiniz?

Temsil kabiliyeti iyi olan kitapları seçerek İslam düşüncesinin farklı disiplinlerinden ve alanlarından iyi bir seçki oluşturmak mümkün. Biz de bir senelik zaman zarfında tarihsel süreçten başlayarak, yani erken dönem metinlerinden hareketle, bir noktaya doğru geldik. Bunun içerisinde kelam, tasavvuf, İslam felsefesi, fıkıh usulüyle ilgili temel metinler var. Bu metinleri birbiriyle irtibatlarını da dikkate alarak okutmaya başladık. Mesela bir yıllık zaman zarfında 15 civarında kitap okuttuk diyebilirim. Bu böyle devam edecek. Bu işte Türkiye’de sahanın en iyi uzmanlarıyla çalışıyoruz. Çok iyi bir uzman hoca kadromuz ve talebelere rehberlik eden danışman hoca kadromuz var. Onlar da sahalarının iyi isimleri.

Hangi eserleri okuyor öğrenciler? Biraz da hocalar hakkında bilgi alabilir miyiz?

İslam düşüncesinin neredeyse tüm kurucu metinlerini okuyorlar. Her birinin ismini söylemek güç. Biz şu an Kelâbâzî’nin Et-Ta’arruf isimli eserini okuyoruz. Tasavvuf, kelam ve tevhid ilişkisini işliyoruz. Abdulkahir El-Bağdadi’nin Kitabu Usûli’d-dîn’ini okuyoruz. Rivayetler üzerinden mucize konusunu ele aldık geçen günkü derste. Bunların dışında, El-Cassas’ın El-Fusûl Fi’l-Usûl’ü, Kâtibî’nin Eş-Şemsiyye’si, Ebu Nasr Serrac et-Tûsî’nin El-Lumâ’sı, El-Cüveynî’nin Kitabü’l-İrşad’ı, Keşfü’z-Zunûn, El-Akl, Fehmü’l Kur’an, Fıkh-ı Ekber ve daha pek çok eser.

Marmara Üniversitesi’nden Ömer Türker hoca var. Klasik metinler üzerinde uzun zamandır yoğun çalışıyor malumunuz. Medeniyet Üniversitesi’nden Eşref Altaş.

...

Röportajın devamı ve aşağıdaki soruların cevapları Genç Dergi'nin Ocak Ayı sayısında.

Eserleri Arapça metinlerinden değil de Türkçe çevirilerinden okuduğunuzu söylediniz. Bunun ne gibi avantajları ya da dezavantajları oluyor?

Katıldığınız bir programda “Son 150-200 yılda evrensel çapta Muhammed İkbal haricinde bir Müslüman entelektüel çıkaramadık.” şeklinde bir ifadeniz olmuştu. Bununla bağlantılı olarak Klasik Düşünce Okulu’ndan eğitim gören bir öğrenci nasıl bir formasyonla mezun olmuş olacak?

Okuma ve yazma eylemleri birlikte gerçekleşirse işe yarar değil mi?

Şu an derslere aktif katılım gösteren ve online olarak takip eden kaç öğrenciniz var?

Diğer şehirlerde bu projeyi uygulamak gibi bir düşünceniz var mı?

Bildiğim kadarıyla sadece ilahiyat öğrencileri katılmıyor programa. Diğer fakültelerden öğrenciler de katılıyor.

Peki, diğer sosyal bilimler fakültelerinden gelen öğrencilerle ilahiyat öğrencileri arasında belirgin bir fark oluyor mu?

Umarız çok bereketli açılımları olur.

Röportaj: Yusuf Temizcan
Genç Dergi