Prof. Dr. Ekrem Demirli
Prof. Dr. Ekrem Demirli
İstanbul Üniversitesi

Prof. Dr. Ekrem Demirli

İstanbul Üniversitesi

Sadreddin Konevi'nin Tanrı Anlayışı

Bir sufinin Tanrı tasavvuru ve anlayışından hangi anlamda söz edebiliriz? Tanrı, peygamberleri vasıtasıyla kendini tanıtmış ilen bir müslüman sufinin veya düşünürün Tanrı tasavvuru zaten vahiy tarafından belirlenmiş değil midir? Vakıa, ilk bakışta böyle olmakla birlikte, düşünce tarihimize baktığımızda gerek müslüman filozofların gerekse kelamcıların veya sufilerin genel çerçevesinde hemfikir oldukları farklı Tanrı tasavvur ve anlayışları geliştirdiklerini gözlemleriz. Bu yönüyle Tanrı, bütün İslam ilimlerinin doğruda veya dolaylı gayesidir.
"Konevi'nin Tanrı Anlayışı"nı ele alırken öncelikle "Konevi'ye göre" veya "Konevi'nin anlayışı" derken neyi kast ettiğimiz ile ilgili birkaç noktayı vurgulamak gerekir. Başka bir ifadeyle bu soru, bizi Konevi'nin düşünce tarihimizdeki yerini hatırlamaya sevk eder. Bir mutasavvıf ve düşünür olarak Sadreddin Konevi kimdir ve düşünce tarihimizdeki yeri nedir? Çünkü böyle bir konuyu söz gelişi Kuşeyri'de veya Serrac'da veya Kelabazi'de ele almak ile Konevi'de ele almak arasında önemli farklar vardır. Bu bağlamda ilk dönem tasavvufuna dönseydik ve söz gelişi "Haris Muhasibi'nin Tanrı anlayışı"nı ele almış olsaydık, üzerinden durmamız gereken ana konu, tevhit ve Elest alemiyle irtibatlı olarak "insanın ezeliliği" sorunu olabilirdi. Rabiatü'l Adeviyye'de böyle bir konuyu ele alsak "Tanrı'nın sonsuz merhameti ve ilahi aşk" temel nokta olabilirdi. Söz konusu Beyazid-i Bestami veya Hallac-ı Masur veya Mevlana, Yunus Emre gibi sufiler olsaydı her birisinde ortaya çıkan ana konu ve terim araştırmanın mahiyetini ve sınırlarını belirlerdi. Bu durum, bir anlamda İbnü'l Arabi'nin ölümsüz eseri Fususu'l-Hikem'de ortaya koyduğu her peygamberdeki ana karakter veya özelliğin araştırılmasına benzer.

Dosya Olarak İndir